-
Mavi Köşk ( Kaçakçının Köşkü )
Girne’de son günümüzde aklımızda kalan yerlerden birini daha görmek üzere hareket ediyoruz. Kıbrıs’ta dönemin Cumhurbaşkanı Makarious’un avukatı, İtalyan asıllı Rumlardan olan Paulo Paolides’e ait olan Mavi Köşk diğer adıyla Kaçakçının Köşkü..
Güzelyurt dağ yolundan devam ediyoruz, güneşin arkadaşlığında. Yol boyunca görmeye uğraşmamıza rağmen köşkü göremeden yeşillikler içinde tepedeki iki katlı Mavi Köşk’e ulaşıyoruz, yağmur başlıyor inceden. Köşkün en önemli özelliği Köşk tüm dağ yoluna hakim olmasına karşın Köşkün hiçbir yerden görünmüyor olması. Avukatlık mesleğinden ziyade dönemin en büyük silah tüccarı olan Paolides’in tüm ticareti buradan yönettiği söyleniyor. Oldukça büyük bir alana kurulan Köşk’ün girişinde dev kauçuk ağacı karşılıyor bizi. Köşk küçük gruplar halinde askeri personel eşliğinde gezilebiliyor. Askerin anlattığı hikâyeleri dinleyerek giriş kattan başlıyoruz gezmeye, köşkün 1957 yılında inşa edildiği düşünüldüğünde döneminde büyük bir lüksün yaşandığı görülüyor. Askerin ezberden seri biçimde anlattığı hikâyeler Umut’un dikkatini çekmeye yetiyor grubun en önünde gözlerini askerden ayırmadan hareket ediyor gezerken. Giriş kattaki çalışma odasında bulunan perdeler özel olarak hazırlanmış perde kapandığında bahçedeki su sesi duyulmazken perde açıldığı an yoğun bir su sesi odayı dolduruyor. Köşkün genelinde canlı renkler kullanılmasının yanı sıra her odanın dekorasyonunun farklı renkte tasarlanmış olması dikkat çekici. Kırmızı odada mafya görüşmeleri için gelen dostları, sarı odada misafir çocuklar, mavi odada ise genel misafirleri konaklıyor o yıllarda. Misafir çocuklar için hazırladığı oda ana binadan ayrı olarak depreme dayanıklı esneyebilen bir sistemle yapılmış. Yatak odalarında kullandığı renkler köşkün en alt katındaki tavernada tekrar karşımıza çıkıyor, konuklar kaldıkları odanın rengi olan masada oturuyorlar böylece konuklar ve konuların karışmasının önüne geçiliyor. Kendi yatak odasını gezerken ise hemen yatağının arkasında gizli geçite açıldığı söylenen bir bölüm görüyoruz. Paolides’in 1974 yılında bu geçitten kaçtığı ve geçitin tam olarak nereye ulaştığının bilinmediği söyleniyor. Gezimizin tam bu esnasında grupta olan bir bayan çocukken köşke yakın oturduklarını buraya çok gelip gittiğini ve Paolides’in gizli geçitten doğruca denize ulaştığını orada bir gemi beklediğini ve kaçışının bu şekilde olduğunu anlatıyor, bilinenin aksine. Paolides’in kaçtıktan sonra İtalya’da mafya toplantısında öldürüldüğü söyleniyor. Köşkünü çok sevdiği ve bir gün tekrar döneceği inancıyla uzun yıllar köşkün bakımı için para yolladığı da aldığımız bilgiler arasında.
Köşkte toplam on üç oda, merdivenlerde on üç basamak, yüzme havuzunda on üç fıskiye bulunuyor. Üst katta kendisine ait olan bir fotoğrafı da görüyoruz, bunun dışında duvarlar genellikle İtalyan tablolar, kendisine ait kara kalem çalışmalar ve metal burç figürleri ile süslenmiş. Bu arada Paolides’in sevecen ve dürüst olarak tanımlanan kova burcu olması burçlara olan inancımızı yeniden gözden geçirmemiz için iyi bir işaret. Köşkte aklımda kalan tablolardan biri de Fransız bir ressama ait olduğu söylenen Meryem Ana tablosu. Tabloda Meryem Ananın başının üzerindeki halesi altından, elindeki tas ve boynundaki gerdanlık ise altın suyuna batırılarak yapılmış. Tablonun şaşırtıcı olan kısmı tabloya odanın neresinden bakarsak bakalım gözlerinin hep bize dönük olması. Köşkü gezerken günah çıkarma yerlerinin çokluğu ile etrafını görebildiği aynaların çokluğu da dikkatimizi çekiyor. Günah çıkardığı köşelerden bir tanesinde dokuz parçalı bir ayna var ki arkası dönükken bu aynadan odanın her köşesini görebiliyor. Yaşam şekli nedeniyle olsa gerek ölüm korkusu sarmış köşkün her yerini.
Gezimizi tamamlayarak bahçeye çıktığımızda ise yüzme havuzu, büyüleyici bir bahçe, dilek havuzu, aslanlı, şarap çeşmesi ve davalarına hazırlanırken üzerinde çalıştığı mavi çemberi görüyoruz bu esnada Umut’un uyarısıyla tüm ziyaretçiler gökkuşağını fark ediyor. Mavi çemberin ortasında durup hemen deneme yapıyoruz ve gerçekten kendi sesimizin yankısını duyuyoruz. Köşke gelen misafirler yüzlerini köşke dönerek sağ elleri ile sol omuzları üzerinden dilek havuzuna atılan bozuk paranın tura gelmesi halinde dileklerinin olacağına inanırlarmış. Benim attığım para yazı gelirken Burak’ın attığı para tura geliyor. Bahçedeki havuz ile ilgili bir rivayetse şöyle: Köşkte yapılan partiler esnasında Paolides ikinci kattaki balkona çıkar, ısırdığı elmayı havuza atar ve elmayı almayı başaran konuk geceyi kendisi ile geçirir..
Köşkün içinde fotoğraf çekmek yasak olduğu için fazla fotoğraf paylaşamıyorum. Mavi Köşkü gezdiğinizde yazdıklarımdan çok daha fazlasını göreceğinize eminim. Bu arada müjdeli bir haberim var: Pegasus Havayollarında (www.flypgs.com) yine kampanya var, Kıbrıs’a uçak bileti sadece 41.99 Türk Lirası. Mayıs ayında Kıbrıs çok güzel olur benden söylemesi..












